Evrenin merkezi yoktur. Her nokta eşdeğerdir. Ancak en küçük ölçekte, her nokta kendi içinde merkezdir; çünkü referans alınabilecek başka bir şey yoktur. Düzen dışarıdan dayatılmaz, etkileşimle belirir. Planck ölçeğinde her olasılık üst üste durur; bir etkileşim, bir “kesinti”, bir seçim gerçekleştiğinde yerel düzen ortaya çıkar. Bu noktada şu soru belirir: Bilinç, Planck ölçeğinde bir “ölçüm” değil de bir “sabitlenme” midir? Varlığa dokunmakla merkeze dokunma arzusu arasında derin ve kalın çizgiler, ciddi farklar olduğunu düşünüyorum. Burayı netleştirelim: “Merkezsiz merkez” düşüncesi çelişkili gibi görünse de, merkez merkezsiz hâle geldikçe ölçek küçülür. Ölçek büyüdükçe ise ortada bir merkezin olmadığı anlaşılır. Bu durumda insan bilinci bir sabitleyici olabilir mi? Geometrik şekillerin her zaman bir merkezi vardır ve insan bilinci bu şekiller üzerinden sabitleyici niteliğini çalıştırır. Geometrik yapılarda ölçek büyüdükçe sabit bir yer, bir sabitleyici tarafından tayin edilir. Böyl...