Böyle de anlaşılır. Sonuyla başı bir olan düşünce türbülansına giriyoruz. Ruhumun ilham kaynağı olan kuşlar. Albatros sıradan bir kuş değildir. Günlerce, hatta haftalarca okyanus üzerinde süzülebilir. Kanat çırpmaktan çok rüzgârları okuyarak yol alır. Bu yüzden birçok insan için özgürlüğün, yolculuğun ve ufkun sembolüdür. Özellikle göçmen kuşların (Migratory Bird) dünyası beni düşündürüyor. Uçuş şekilleri bir örüntü oluşturur. Zamanlama konusunda da birçok canlı gibi olağanüstüdürler. Örneğin gökyüzünde V şeklinde uçan kaz sürülerini düşünmek yeterlidir. Kuşlar kendi başına hareket eder ama sürü bir bütün gibi görünür. Lider kuş yorulduğunda geri çekilir, başka bir kuş öne geçer. Ortada merkezi bir arada tutan ve yönlendiren kuş yoktur buna rağmen yine de düzen vardır. Parçalar rekabet ederek değil, ilişkiler kurarak bütüncül bir yapı oluşturur. Düşünceler de tıpkı göçmen kuşlar gibidir: aynı gökyüzüne dönerler, fakat aynı yolculuktan dönmezler. Turbülans ve rota kavramı birli...