Doğruluk, gerçeklikten kopar; evet, ama bildiğimiz gerçeklikten kopar. Dolayısıyla ispatlanmayı bekleyen birçok deneyim ve çıkarım vardır. Ancak önce gerçekliğin boyutlarını anlamamız gerekir. Bu bilgiyi doğrulayacak yöntemler geliştirmeli, gerekirse yeni cihazlar tasarlamalıyız. Yanlış yapılan bir şeye doğrudan "gerçek dışı" diyemeyiz. O, gerçek dünyada yanlışa karşılık gelen bir gerçekliktir. Bu nedenle gerçeklik çok boyutludur. Yaşanan olaylar birbirine benzeyebilir, hatta birebir örtüşebilir. O hâlde yaşananlar yalnızca tekrarların ürünü müdür, yoksa insanlık için yavaş işleyen koşullar açısından gerçekliğin başka bir boyutu mu vardır? Dolayısıyla gerçeklik, insanın içinde bulunduğu zihinsel duvarlar mıdır? Burada önemli olan, doğru modelin bize neyi açıkladığıdır. Bilgelik nasıl bir gelişim sağlayarak, yola çıkmadan önce yolun sonunda nelerle karşılaşabileceğimizi işaret edebilir? Bir şeyler rayından çıkmadan önce hangi mekanizma devreye girmelidir? Bu mekanizma bilgelik...