Test etmiyorum. Böyle bir niyetim olmaz. Kendimi bu noktada kimseye ifade edemiyorum. İnsanları sınamam, tabii ki hiç kimseyi. Sahiplenme duygusunu ikinci plana alırım. Daha çok gelişim süreçlerine odaklanıyorum. Örneğin tanıdıklarıma, eşime, dostlarıma ve çevreme böyle bakmaya çalışıyorum. Dolayısıyla pozitif gelişimleri anlamaya yöneliyorum. İnsanlar bir şeyi test ettiklerinde kendilerinden emin olurlar ama akışa büyük oranda kendilerini veremezler. Sabit yargılara karşı cevaplar aramaya başlarlar. Ben bu süreçlere böyle dikkat etmeye çalışırım. Mesela biriyle ilk konuşmaya başladığınızda zamanla birçok süreç kendi içinde evrildi. Ama şimdi sıralamam istense not almadığım için muhtemelen konuştuklarımızı hatırlayamam. Ben karşılıklı ve tamamlayıcı diyalogdan yanayım. Bazen fikirleri canlı tutmak için beyin fırtınası yaparız. Günün sonunda birbirimize yeni yollar göstermeyi biliriz. İnsanların çoğu insanlara odaklanırken ben çağa, uygarlığa, geçmiş ve geleceğe odaklanıyorum. Bu yüzd...