Albatros’un kanatları olmasaydı nasıl uçardı? Kanatları olsaydı, yön duygusu olmasaydı nasıl gideceği yere gidebilirdi? Buradaki mesele Albatros’un kanatlarının varlığı ya da yokluğu, yön duygusunun ne olduğu, nasıl çalıştığı değil. Odağımız kişi ve kurumlar değil. Bunun nedeni, odağımızı kişi ve kurumlara yönelttiğimizde düşünce alanımızı daraltmamız. Enerjimiz, olması gereken ölçekte ve biçimde dağılmıyor. Çevremizde daha fazla kirlenen enerji seviyeleri artıyor. Negatif duygular tutumlarımızı şekillendiriyor, yüklerimiz bizi aşağıya çekiyor. Bu sebeple bilgiyi, kavramları ve insancıl anlamda sanatı iç dünyamızın odağına çekiyoruz. Kendimizi bilmek, sorulara eğilmekle mümkün olabiliyor. Herkesin mutabık kaldığı, bilimden ve sanattan uzak cevaplar bizleri var olan pozitif enerjiden mahrum bırakıyor. İnsan sürekli tatmin araçlarına odaklanıyor. Enerji ve tatmin bize kendimizi iyi hissettiriyor. Ancak mevcut pozitif enerjilere bilimle ve sanatla anlam katabildiğimizde, negatif enerjiyi ...