Herkesin alanı, dünyası ve zamanı kendine aittir. Her birey, bulunduğu zamana göre değerli konular üzerinde düşünmüş ve bir anlayış çerçevesi yaratmaya özen göstermiştir. Düşünce ve fikirlerini birçok alanda geçerli kılarken, hayatın örgün yüzünde de görünür hâle getirmişlerdir. Toplumda nasıl yaşanmalı ve nerede yer alınmalı sorusunu sistematik şekilde gündemde tutmaya çalışmışlardır.
Özellikle Konfüçyus bu alanda yetkin bir kişi olarak karşımıza çıkarken, Tales varoluşsal sorularını evrene yöneltmiş bir filozoftur. Muhataplarına bulunduklarında, sözleri kitabe gibi zamanın geldiği anda ağızlarından dökülürdü. İnsanlar bu sözleri bir kerede alır ve hayatları değişirdi.
Benim sözlerim kalıp değildir. Sözleri yerinde yaşatmayı bilenlere açılan kapılardır. İnsanlar sözlerimi benimsedikçe, zamanla onların yaşayan yanı olduğu anlaşılır. Sonra sözlerime başka kelimeler, başka bilinçlerde süzülerek zamanla eklenir; eskiyen kelimeler çıkarılır. Mesaj daha anlamlı olurken, içeriği yozlaşmaz.
Kitabe bir metafordur. Önce kendimi ikna etmeliyim; bu nedenle çok yönlü bakış açılarıyla ağırdan yol alıyorum. Sözlerim şu an ikna edici olmayabilir, ama kendimden emin olduğumda bir kitap insanlara, doğaya ve kozmik geleceğimize iz bırakacaksa kaleme alabilirim. Kavramsal temalar ortaya çıktığında, kelimeler insanlık geliştikçe sürekli kendiliğinde yeni ve uyumlu kavramlarla yer değişecektir.
Mental anlamda rahat olmam ve konsantre olmam gerekiyor. Çok yönlü düşününce, çevrem tarafından “geride kalmışsın” gibi yorumlanıyor. Onların da herkes gibi mental desteğe ihtiyacı var, ama tür süreçler zorludur. Hayatımızı sosyal anlamda normal yaşayamasak da, her gün farklı bir olay yaşanıyor. Dünya düşünce yapraklarında kendine yön arıyor.
Can Ezgin
Telif Hakkı Saklıdır
Yorumlar
Yorum Gönder