Bu konudaki bilgisizliğim ve acemiliğimin bana getirdiği mahkûmiyet duygusunu hissettim. Bilseydim, kendi başıma yapardım. Evet, filozof olmak ya da kültürlü olmak bir şey ifade ediyor; ama bir yere kadar. O nedenle filozofların çağı da trajikomik bir biçimde, bu çağda her şey gibi değersizleştiriliyor. Ama filozof, doğayı ve zamanı yalnızca gözlemleyen değil, ruhu aracılığıyla konuşan insandı. Şimdi zamanın ruhu da bir tür kuantum dalgalanması yaşıyor. Belki de sonunda onu anlayan bir ruh tarafından ödüllendiriliyor. Zaman insanı değiştirebilir, beden insanı terk edebilir, dünya unutabilir; ama bir ruh başka bir ruhta gerçekten karşılık bulmuşsa, yaşanmışlık tamamen kaybolmaz. İnsan kendi zamanından bir parçayı başka insanların zamanına bırakabilir. Hayat bu açıdan bakınca bize nasıl görünüyor? Bir gün birinin seni gerçekten görmesi; düşünceni, çelişkini, kusurunu, acını, neyi aradığını… Ve bütün bunlara rağmen değil, bütün bunlarla birlikte seni anlayabilmesi. O zaman insan...