Meraklı bir filozof adayı, Hegel’in zamanında yaşamaktadır. Bir gün Hegel’in kitabını okurken yaşadığı bir zaman deneyimini ona açmaya karar verir. Sonunda, kendisine “kaçık” yakıştırması yapılacağını bilse bile bu girişimini bir sorumluluk olarak görür. İçi rahattır. Hegel’in okuluna gider. Zar zor, Hegel’le birkaç saatliğine bir araya gelmeyi başarır ve bu şansı yaratır. Genç filozof adayı söze şöyle başlar: “Sayın Hegel, sizinle görüşmek için gelecekten geldim.” Bu anı her şeyden fazla önemser. Öğütlerinin önündeki taşları görünür kıldığını düşünür. Bu yol, herkesin bildiği ya da bilebileceği bir yol değildir. Yazmış olduğu kitap eşsizdir. Tecrübe ettiği zaman anomalisi ise akıllara durgunluk verecek niteliktedir. İlginç olan, bunun neden olduğu değil; ne zaman ve hangi çağda gerçekleştiğidir. “Ben 21. yüzyıldan geliyorum. Sizin kitabınız hâlâ düşünceye bir kapı açabiliyor. Tinin rehber kitabı şu an elimde ve kitabı yazan siz, karşımda duruyorsunuz.”...